
Son yıllarda eğitimde, sağlıkta, ticarette,
Hayatın her alanında bir bayatlama , bir kirlenme görür, hayıflanırız.
Dijitalleşme ve mekanik arızanın ortadan kalması ile birlikte,
Dijital yaşam bizi de evirdi çevirdi kendine benzetti.
Hızlı yaşama , haz sürati ve ayartı toplumunun zirvesindeyiz.
Başkası ne der diye yaşarken,
Kendimiz olmaktan vazgeçmişiz.
Doğal olağan akışına yaşanacak ve terkedilecek dünya,
Seviyesizleşmiş ve kirlenmiş bir hayata dönmüş durumda.
Her şeyi bilen bir gençlik-sözde-
Her şeyi bilen aile,
Her şeyi bilen bir toplum olmuşuz.
Sade kendinin varlığını kutsayan, kendi hazzının peşinde ve kendini önplanda görüp,diğer bütün insanlığı kendi emrinde gören bir nesil ve topluluğa devrilmiş durumdayız.
Menfaatimiz kadar selam,
Menfaatimiz kadar yardım,
Menfaatimiz kadar sohbet ediyoruz.
İnsanlığımızı kaybettik hiç olmazsa toplum kuralalrınını yaşayalım.
Dijital yaşamın her heyi her an bie sunmasının karşılığında,
En azından toplumda yaşadığımızın farkına varalım.
Günden güne insanlıktan eriyen,
Yalan mesleği olmuş,
Kazancın kaynağı sorulmaz,
Lokmanın tadı kaçmış,
Sahtekârlığın dibine oturmuş bir oluşuma doğru gidiyoruz.
Her şeyi bilen, bildiğini sanan bu toplum ne zaman kendini bilmediğinin farkına varacak?
Mesel bilmek değil olmaktır.
Olmak için de bilmek gerekir.
Bilinmeden olunmaz.
Olunmadan bilinmez.
O halde toplumun katmanlarının her biri olarak bilmek olmak en büyük hayalimiz ve hedefimiz olmalıdır.
Olmak sabrın meyvesidir.
Bilmek ise zahmetidir.
Zahmet çekilmeden bilmek,
Bilmeden de olmak zordur.
Toplumumuzda olmuş velilere veya insanlara baktığımızda hayat tecrübesinden geçmiş,
Halk diliyle -Feleğin çemberinden geçmiş- kişiler bunlara en iyi örnektir.
Her şeyi elde etmek,
Özellikle maddi anlamda doymak, her şeyi bilmek ve olmak demek değildir.
Günümüzde her şeyi elde eden ve kendini oldum sananların zayiatları yüzünde görgüsüz ve adabı edebi olmayan bir toplum haline dönüştük.
Var olması sizin olduğunuz anlamına gelmiyor.
Bildiğinizi göstermek için olmanın gerekiyor.
İnsan olmanız,
İnsanca düşünmeniz,
İnsanca yaşamanız.
Gerisi angarya.
Toplu kalabalıklar olarak savrulup duruyor,
Bir yere toslamayı bekliyorsunuz.
Karar sizin.

